Yas Ne Kadar Sürmeli? Psikolojiyi Nasıl Etkiliyor?

Yas denilince insanın aklına ölüm gelir ama genel olarak bir kaybedilişe yüklenen anlamdır. Kayıplar doğumlar kadar doğal bir süreçtir. Hepimiz hayatımızın bir döneminde yakınlarımızı, sevdiklerimizi kaybettik, kaybedeceğiz ve bir gün bizlerde öleceğiz. Nasıl ki doğum olduğunda seviniyorsak, sevdiğimiz insanları kaybetmemize üzülmemizde normaldir.

Psikolojik açıdan yas’a 5 farklı evrede tepki verilmektedir;

  • İnkar devresi,
  • Öfke ortaya çıkar,
  • Pazarlık aşaması,
  • Depresyon süreci,
  • Kabullenme evresi,

Kaybedilen kişinin eşyalarını ne yapmalı?

Vefat eden kişinin kullandığı odayı hiçbir şekilde bozmayıp, namaz kıldığı seccadesini yerden toplamamak doğru değildir. Kitaplarını atmayın, saatini atmayın bu normal bir davranıştır. Kendi kişisel olarak kullandığı şeyleri sanki hayattaymış gibi evde bulundurmak patolojiyi derinleştirmekten başka bir işe yaramaz.

Vefat eden kişinin bazı eşyalarını saklamakta bir sorun yoktur. Vefat eden kişinin tüm eşyasını kaldırıp atmakta sanki “öldüğü iyi oldu” anlamına geleceği için bazı anlam yüklü eşyaları saklamak bu açıdan doğrudur. Bizim kültürümüzde geri kalan eşyalar ihtiyacı olan birine ya da bir kuruluşa verilir ve vefat edenin sevap kazanması beklenir.

Boşvermişlik duygusu nasıl aşılır?

Taziyenin ilk bakışta kişinin boşvermesi normal olan bir şeydir. Dünyanın kabul ettiği yas süresi 16 haftadır. Yas eğer 16 haftayı geçiyorsa psikologluk bir durum var demektir.

Hayatı ve yaşamayı boşveren kişiye ilk öneri yakınlarından gelmelidir ve yas tutan kişinin anlayacağı bir şekilde ikna etmelidir. Gerekirse daha önce yakınlarını kaybetmiş insanları örnek göstererek kişiyi kibarca uyarması ve normale dönmesi için güzel sözler söylemesi beklenen bir davranıştır.

Yas dönemindeki duyguların paylaşımı

“Hayat devam ediyor”, “yakında her şey düzelecek” gibi sözler yakını vefat eden kişiye söylenmemelidir. Bu gibi sözler empati kuramamak anlamı taşımaktadır. Bu tip durumlarda kişiye yas anında yardımcı olma niyeti ile yola çıkılmışsa dahi söylenen bu tür sözler ile daha çok yaralayabiliriz.

Bizim kültürümüzde yas ile ilgili etkileyici kurallar vardır. Vefat eden kişinin gerekirse birinci derecede yakınları tarafından yıkanıp kefenlenmesi kabullenmeyi daha kolaylaştırmaktadır. Bir sonraki aşamada mezar kazıldıktan sonra yakınlarının toprak atmasına izin verilir bu çok rahatlatıcı bir şeydir ve kişilerin kabullenmesini kolaylaştırır.  Yakınını kaybeden herkesin mezarlık sürecinde bulunması yas sürecini atlatmasını kolaylaştıracaktır.

Yas sürende ağlama nasıl olmalıdır?

Yakınını kaybeden herkesin bu süreçte ağlaması normaldir. Kocası vefat etmiş bir kadını çok ağladı diye acil servise götürüp sakinleştirici iğne yaptırmak o kadına yapılmış bir haksızlıktır. Eşini kaybetmiş bir kadının ağlamasından daha doğal bir şey olamaz. Eğer kişi çevredekilere saldırıyorsa, kendisine zarar veriyorsa sakinleştirici iğne önerilmektedir. Bunun haricinde bir kişi eğer yakınını kaybetmişse ve sesli ağlıyor ise acile götürülmesi doğru değildir. Sakinleştirici süreci unutturur, oysa yas süreci, unutarak değil yaşayarak atlatılması gereken birşeydir.

Tags: ,

Leave a Reply