Topluluk Önünde Konuşma Yapmak O Kadar Zor Değil

Topluluk önünde konuşma yapmak birçoğumuzun korkulu rüyalarından biridir. Bunun böyle olmasının nedenleri arasında hata yapma korkusu, dinlenilmeme korkusu gibi olabilir. Ama bazen öyle durumlar gelir ki işimizi büyütebilmek için kalabalık bir topluluğa hitap etmemiz gerekir. Mesela firmamızın yeni ürününü veya firmamızın kendisini tanıttığımız durumlarda böyle bir konuşma yapma ihtiyacımız doğabilir. Böyle bir konuşmayı yaparken de bizi dinleyenleri etkileyebilmeliyiz. Yapacağımız bazı küçük şeyler konuşmamızı çok etkili hale getirebilir.

Hemen Konuşmaya Başlamamak

Sahneye çıkıldığı ilk an kalp çarpıntılarının çok fazla olduğu, bacakların en çok titrediği andır. O nedenle kendimizi rahatlatmamız lazım. Sahneye çıktığımızda bizi en çok rahatlatacak olan seyircilerdir. Biz sahnedeyken eğer alkış vs. varsa onun bitmesini beklemeliyiz. Hatta alkış bitene kadar seyircilere bakmak da doğru bir davranış olabilir.

Göz Teması Kurmak

Birçoğumuz toplum önünde konuşma yaparken seyircilere yüzümüzü döndüğümüz anlarda dahi göz temasından uzzak durmaya çalışıyoruz. Oysa yapmamız gerekn bunun tam tersi. Seyirciyi anlattığımız konuya çekebilmemiz için onların gözlerinin içine bakmamız gerekiyor.

Göz teması kurarken de devamlı olarak aynı kişiye bakmamamız gerektiğini de unutmayalım. Devamlı olarak aynı kişiye bakarsak o baktığımız kişi zamanla rahatsız olacaktır. Mümkün olduğu kadar çok kişi ile göz göze gelmeye çalışmamız lazım.

Konuşurken Çok Hızlı veya Yavaş Olmamak

İnsanların önünde konuşurken hızımıza dikkat etmeliyiz. Çok hızlı olmak daha kolay anlaşılmamıza yardımcı olamayacaktır. Makinalı tüfek gibi konuşmaya başladığımızda da insanlar “Vay be! Adam konuyu çok iyi biliyor!” gibi söylemlerde bulunmayacaklardır.

Hızlı konuşmak kadar yavaş konuşmak da konuşmamızın etkisini azaltır. Biz yavaş konuştukça seyirciler arasında esnemeye başlayanlar veya telefonuyla oynamaya çalışanların sayısı artacaktır.

Vurgu ve Tonlamaya Dikkat Etmek

Vurgu ve tonlama belki de konuşmamızın en önemli bölümünü oluşturuyor. Bu nedenle de bu konuya özellikle önem vermeliyiz.

Bazı katıldığınız seminerlerde bazı konuşmacıların çok tek düzey konuştuğuna tanık olmuşsunuzdur. Bu tip konuşmalar genelde duygulardan ve dolayısı ile ilginçlikten uzaktır. İlginç olmayan bir şey de dinlenilmeye değer görülmeyebilir.

Seyirciler dinamik konuşmacıları dinlemekten daha çok keyif alırlar. O nedenle sesimizi ne zaman ne kadar yükselteceğimizi, hangi noktalara önemli vurgular yapacağımızı, nerede ne kadar hızlı konuşacağımızı bilmemizde yarar var. Eğer bu konularda pek bilgimiz yoksa vurgu ve tonlama üstüne ders veren uzmanlardan yardım alabiliriz.

Konuşmanın Başında Ve Sonunda Teşekkür Etmek

Hepimiz başkalarının bize çeşitli nedenlerden dolayı teşekkür etmesinden hoşlanırız. O nedenle biz de konuşmaya başladığımızda ilk birkaç cümlemizi ve konuşmanın sonundaki son birkaç cümlemizi teşekkür etmeye ayırabiliriz. Sadece “geldiğiniz için teşekkürler” demek yerine onlara onları özel hissettirecek birkaç güzel kelime söyleyebiliriz.

Sonuç

Toplum önünde konuşmak, sunum yapmak, yeni insanlarla tanışmak konusunda zorlanıyorsanız, bu durum kalp atışlarınızın hızlanmasına, ellerinizin titremesine, terlemeye veya sesinizde titremeye yol açıyor ise, panik, heyecan ve korku duyguları ön plana çıkıyor ise Sosyal fobiniz olabilir. Sosyal fobi, toplumsal ortamlarda başkaları ile ilişki ve iletişimden kaçınma, utanma ve küçük düşmekten, sosyal ortamlarda başkaları tarafından olumsuz değerlendirilmekten yoğun şekilde korkma ve kaçınma eğilimi gösterme şeklinde tanımlanabilecek yaygın anksiyete (kaygı, bunaltı) bozukluğudur.

Sosyal fobi, panik atağını tetikleyebilir ve atak geçirmeye sebep olabilir. Her çekingen tutum sosyal fobiyi işaret etmez, kişi duygularını ve coşkularını tek başına kontrol altına alabilir durumda ise bu bir sorunu işaret etmemektedir ancak çekingenlik, utangaçlık ve sıkılganlık, eğer kişinin sosyal yaşamını, iş hayatınızı olumsuz etkilemeye başladıysa ve kişi sosyal yaşamdan kaçınma davranışı sergiliyorsa, problem daha ileri aşamalara ulaşmadan ve başka tetiklenmiş hastalık ve belirtilere yol açmadan bir uzman desteği alınması oldukça önemidir.

Tags:

Leave a Reply