Stres

Stres ve depresyon sağlığımızı nasıl etkiliyor?

Kendimizi depresyonda hissettiğimizde, bedensel ve psikolojik olarak şu tepkileri veririz:

  • Karar verme aşamasında zorluklar, genel bir kararsızlık hali
  • Her zamanki davranışlarımızdan farklı davranma durumu, davranış değişiklikleri
  • Aşırı hayalcilik, derin düşüncelere dalmak, abartılı bir hayal dünyasına sahip olmak
  • Kendini sürekli garantiye alma ihtiyacı duymak
  • Birdenbire ortaya çıkan öfke, kızgınlık, hırçınlık
  • Sigara veya alkole yönelme gibi bağımlılık bağımlılık gösteren davranışlar
  • Sürekli olumsuz düşünme hali, başarısızlık duygularını ve hatalı davranışları ön plana çıkarma eğilimi
  • Duygusal çalkantılar, ani davranış değişiklikleri
  • Güvensizlik duyguları, kendini yetersiz ve değersiz görme eğilimi
  • Gereğinden fazla titizlik hassasiyet, abartılı çalışma hırsı
  • Düşünce ve konuşmalarda kopukluk, konudan uzaklaşma, dikkat dağınıklığı
  • İnsanlara karşı aşırı güven duyma ya da aşırı güvensizlik geliştirme
  • İkili duygusal ve cinsel ilişkilerde tutarsız davranışlar
  • Olaylara ve durumlara karşı aşırı bir endişeyle yaklaşma veya gereğinden fazla kayıtsız olma hali
  • Yeteri kadar uyumama veya aşırı uyku uyuma olarak ortaya çıkabilen uyku bozuklukları
  • Ölüm ve intihar düşüncelerine kapılma, dile getirme
  • Bedensel sağlığa karşı abartılı özen gösterme

Belirtilerin birçoğu depresyonla aynı olmakla beraber, stres durumunda da belirtilere ek olarak; solunum sayısında artış, kan basıncında yükselme, kalp atış sayısında artış, kaslarda gerilme ve kas ağrıları, göz bebeklerinde büyüme gibi değişimler görülür.

Bir stres ve depresyon durumunda adrenalin ve vücudun direncini artıran birçok stres hormonunu salgılalyan bedenimiz, aslında ciddi bir savunma durumuna geçmiştir. Üretilen hormonlar, bedenimiz için o an birincil önem olmayan bütün işlevleri ve sistemlerin çalışmasını olabilecek en alt düzeye indirir. Bu durumdan etkilenen, yani ikinci plana atılan çok önemli iki sistem vardır: bağışıklık ve sindirim sistemimiz. Peki bu ne demektir? Eğer bizi etkileyen stres ve depresyon kronikleşmiş ve hayatımıza yerleşmişse, bedenimiz her türlü bakteri ve virüse açık hale gelmiş demektir. Bu da kalp hastalıklardan diyabete, yeme bozukluklarından kansere kadar aklımıza gelebilecek tüm hastalıkların birinci elden davet edilmesi anlamına gelir. Örneğin, mide sorunlarının çok büyük bir kısmı tamamen stres kaynaklıdır.

Stres ve depresyon hormonların aşırı olarak salgılanmasından dolayı sindirim sistemi yavaşlar ve mide bağırsak sisteminin tüm çalışmasını olumsuz olarak etkileyerek uzun vadede ishale veya kronik hastalıklara yol açabilir. Bunun dışında yaşadığımız stres, besinlerin sindirilmesine yardımcı olan yararlı mikroorganizmalara zarar vererek, midenin dengesini ve çalışma düzenini bozabilir.

Sidney’de bulunna Garvan Enstitüsü’ndeki araştırmacılar, stresli ve depresyonlu dönemlerde vücudumuzun Nöropeptit Y (NPY) adlı hormonu salgıladığını ve bu hormonun bağışıklık sistemini olumsuz etkilediğini kanıtlamış durumdalar. Beyin ile bağışıklık sistemi arasında ilişki olduğu yolunda dolaylı kanıtların öteden beri var olduğunu ifade eden araştırmacılar, ilişkinin kesin olarak kanıtlandığını belirtiyorlar Araştırmanın sonuçlarına göre, stresli dönemlerde vücudumuzdaki sinirler tarafından çok sayıda NPY hormonu salgılanıyor ve kanda dolaşmaya başlayan bu hormonlar bağışıklık sistemi hücrelerini engelliyor.

Nöropeptit Y hormonun aynı zamanda tansiyon ve kalp ritmini de olumsuz yönde etkilediği ortaya çıkmıştır. Araştırmanın sonucunda stresin, nezle veya grip gibi basit hastalıklara karşı veya kanser gibi daha ciddi durumlarda, vücudumuzun çok daha dayanaksız olmasına neden olduğu kesin olarak kanıtlanmış bulunuyor. Üstelik Journal of Experimental Medicine adlı dergide yayımlanan araştırmada, bilim insanları stresin romatoid artrit, Crohn ve şeker hastalıklarıyla da bağlantısı olduğun ispat etmişlerdir.

Stres ve depresyon durumu kronikleştiğinde, yani hayatımızda kalıcı ve uzun süreli olmaya başladığında, bağışıklık sistemimizin çöktüğünü, hatta bedenimizde AIDS’in yarattığı etkiye benzer bir duruma yol açtığını, beynimizin yaşlanmasına sebep olduğunu, ciddi kalp rahatsızlıklarını ortaya çıkardığını, vücudun kendi kendini iyileştirmesine engel olduğunu ispatlayan araştırma sonuçları vardır.

Günümüzde birçok kişi yaşadığı depresyonun farkındadır. Yapılan pek çok araştırmanın sonuçları da çalışan insanların çoğunun işlerini stres altında yaptıklarını gösteriyor. İnsanlar aslında hayatlarındaki endişe ve stres kaynaklarının ne olduğunu biliyorlar, ancak stresin var olduğunu bilmek ayrı, stresle ve depresyonla nasıl başa çıkabileceğini bilmek ayrı şeylerdir. Depresyonun farkında oluyorsanız ama durumu değiştirmek yerine mağdur rolünü benimsemiş ve elden bir şey gelmeyeceğine inanmışsanız, stresin sizde yaratacağı etki çok daha olumsuzdur.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir