Ne derse desin! Onların kalıplarında ve şekillerinde yaşamak, seni onlar ile aynı çukurda kalmaya zorlar. Değişmeni istemeyenlerin iki sebebi vardır:

1.    Değişmenden ve gelişmenden korkarlar. Çünkü “yeni sen” onlar ile olmayacaktır. Üstelik onların gelişme arzuları yoktur.

2.    Sen onlara böyle faydalısındır.

El âlem ne der hapishanesinden kaçmak zor olacak ama olacak. Tel örgülerin arkasına geçtik mi, 

Ya sinsice tünel kazacağız ya da bir gece ansızın nöbetçiler uyurken koşarak kaçacağız.

Ben İkincisini önermem:) Çok akıllıca değil maalesef. Ama tünel olayı hep tutar. El âlem ailen olabilir, sevgilin olabilir, komşular bile olabilir. Ve sen başkaları seni kınamasın diye giyinmekten, gezmekten, nefes almaktan korkarsın.

Tünel kazmanın bazı kuralları var:

1.    Çıkan toprağı saklamalıyız. Yani değişim için okuyacağın kitapları, gideceğin kursları başkalarının gözüne sokmamaksın. Geliştiğinin delilleri çok hoşlarına gitmeyecektir.

2.    Tünel tamamen hazır olmadan kaçamayız. Yani seni sınırlayan ama aslında bir yandan da mevcut olan çevrene gereksiz yere erkenden rest çekmemelisin. Onlar şimdilik sahip olduğun insan çevresi ise, erkenden tamamen yalnız kalman da ayrı bir depresyon sebebi olacaktır.

Şunu unutma, ne derlerse desinler, senin bir geleceğin var. Yaşın elli bile olsa, kendin için bir şey yapmalısın. Ölsen bile tüm insanlar seni kırk günde unutacak. Çok mutlu olduğunu kınayan insanlar eğer seni gerçekten tanıyan insanlar değilse, lütfen hayata onların filtrelerinden bakma.

Haluk Tatar


0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir