Büyük İşler Başarmanın Küçük Sırrı

İnsanların bir şey gerçekleşene kadar üzerinde sebatla çalışmaya devam etmemesinin bir yaygın nedeni, gerçekten işi bitirebileceklerine inanmamalarıdır. İnsanlar daha fazlasını başarabileceklerine inanmazlarsa direnemezler ve en yüksek gayreti göstermezler. Bu sizi tarif ediyor mu?

Bir görev çok fazla çaba gerektirse ona değmeyeceğini mi düşünüyorsunuz?

Çalışmanız gerekenden biraz daha sıkı çalışmaktan sürekli olarak kaçıyor musunuz?

Büyük çapta başarıların sadece gerçekten kabiliyetli ve şanslı insanlar için olduğunu, bu yüzden elinizden geleni yapmanın bir anlamı olmadığına mı inanıyorsunuz?

Siz -çoğu insanın yanında- şu ana kadar başardıklarınızın birkaç kat daha fazlasını yapabilirsiniz gibi görünüyor. Buna inanmakta zorlanıyor musunuz ya da midenizde bu durumun doğruluğunu kanıtlayan bir sancı mı hissediyorsunuz? Eğer gerçekten daha fazlasını başarabileceğinize inanıyorsanız o zaman zaten azami seviyede çaba harcıyorsunuz demektir. Bununla birlikte, eğer sadece daha fazlasını yapabileceğinizi düşünmek için istekli olursanız yaşamınızı değiştirmek için doğru yolda olursunuz.

Araştırmalar göstermektedir ki insanlar eğer daha iyisini gerçekleştirebileceklerine ve performanslarını yönettiklerine inanırlarsa daha iyi çalışmaktadırlar. İlk adım sadece daha fazlasını yapabileceğinizi düşünmek için istekli olmaktır. Bu zamana kadar olan başarılarınız hakkında bir dakika düşünün ve daha iyi yapabileceğiniz şeyler hakkında kendinize karşı dürüst olun. İleri bitirmede başarısız olduğunuz. Başka? belki de işinizde artan sorumluluktan çekindiniz ve bir terfi kaçırdınız ya da çok zor görünen bir hayalinizi gerçeğe dönüştürmeyi bıraktınız.

Davranışınızı değiştirmek için ilk olarak mevcut koşullarınızın genellikle şimdiye de yürüttüğünüz eylemlerinize daha önemlisi ortaya koyduğunuz çabanın kalitesine ve yoğunluğuna bağlı olduğunu kabul etmeniz gerekir. Bir merkezinde şu anda buradasınız şeklinde bilgi veren haritalardan birinin önünde durduğunuzu hayal edin. Nerede olduğunuzu bilirseniz herhangi bir yere girmek için kolayca plan yapabilirsiniz.

Bugüne kadar olan başarısızlıklarınız için kendiniz çok sertçe yargılamamanız önemlidir. Bazı insanlar için suçluluk duyguları daha katı davranmalarına, tedbirli ve odaklanmış şekilde hareket etmelerine neden olur. Fakat çoğu insan için bu olumsuz duygular hiçbir şeyin üstesinden gelmez.

Asıl konu nerede olduğunuza dair belli bir anlayış kazanmak ve nereye gitmek istediğinizi çözmektir. Elinizdeki kaynaklarla yapabileceğinizin en iyisini yaptığınızı kabul edin, ama şu anda daha iyisini yapmak ve daha fazlasını olmak için hazırsınız.

Bu rahatsız edici bir alıştırma olabilir, çünkü bir bakıma gelişiminizi kendi kendinize engellediğinizi kabul etmeniz demektir. Bununla birlikte nerede olduğunuzu kesin olarak bilmeniz sizi daha iyi bir yere taşıyabilir.

İşe Yarayan Başarı Eylemleri: Bu bölüm sizin için başlangıç yeridir, içsel disiplin. Başarıya giden yola doğru hareket etmelisiniz. Bazı baskın, kötü alışkanlıkları çiğnemelisiniz. Bitirmeyi değil, başlamayı alışkanlık edindiniz. Son projenize nasıl emek harcadığınızın önemi yok, eski kökleşmiş alışkanlıklarınız tamamıyla gerçek, insanların yaptığı en büyük hatalar, değişiklik yapmaya başladıklarında gerekli olacak enerji miktarını genellikle küçümsemelerinden kaynaklanır.

Aşina olduğunuz bir iş yapmak çok az enerji alır ve onun herhangi başka bir şeye göre önceliği yoktur. İşleri belirli bir şekilde yapmaya alışkınız ve bu konforlu eski alışkanlıkları değiştirmeye çalışırsak gergin ve rahatsız hissederiz.
Bitirmeye dayalı yeni bir alışkanlıkla rahat olmak istiyorsanız bu davranış huy hâline gelene kadar üzerinde yeterli süre çalışmaya devam etmeniz gerekir. Bunu söylemek, yapmaktan çok daha kolaydır. Olmak istediğiniz yer tam olarak orası olmasa da bulunduğunuz yerde nasıl rahat hâle geldiğinizi anımsayın.

Bir danışman ya da yaşam koçu arayarak gerçek ve kalıcı değişim için şansınızı artırırsınız. Çoğu başarılı insanın yol boyunca onlara yardım edecek koçları ve danışmanları vardır, çünkü başarı denklemindeki bazı şeylerde çok fazla hareketsizlik bulunmaktadır. Bu destekleyici insanlar, her hafta dışarıdan yardıma ihtiyaç duymayacak noktaya gelene kadar başladığınız işi bırakmayacağınızdan emin olmanıza yardım edebilirler.

Eski alışkanlıkları değiştirmek için önemli miktarda eylem, odak ve istek gereklidir. İyi haber şu ki bir kere değiştirildiklerinde, çimento gibi kalıcı hâle geldiklerinde o davranışları bilinçsiz olarak sergilersiniz.

Soru: Ne kadar süre dayanabilirsiniz? Okuduğuma göre başarılı insanlar asla bırakmazlar. Aynı zamanda bazen farklı bir sonuç bekleyerek basınızı duvarlara vurmamanız -deliliğin bir tanımı- gerektiğini de okudum. Eğer başarılı değilseniz ne zaman bırakacağınızı nasıl anlarsınız?

Tavsiyemiz tutarsız gibi gözüküyor. Biri başarana kadar direnin diyor, diğeri batan gemiyi terk etmenizi söylüyor. Ana fikir, bir şeyi bir kez denedikten sonra işe yaramıyorsa yola işe yarayan bir şey ile devam etmenizin zamanı geldiğidir. Özellikle boşa kürek çektikten sonra kendinizi hayal kırıklığına uğramış hissettiğiniz durumdan kaynaklanan karmaşanızı çok iyi anlıyorum.

Kısa cevap, yaptığınız işe olan inancınızı kaybettiğinizde bırakmanız izdir. Uzun cevap, başarılı olmak için yaptıklarınızı dikkatlice değerlendirmeniz gerektiğidir. Gerekli adımları atmaktansa birçok angarya iş yapma ve konuşma olasılığınız yüksektir. Bir şey sizin için mümkün olmadığından başarılı olmadığınıza ya da bir işin sonuca ulaşmasına yetecek kadar sıkı bir çalışma göstermediğiniz için başarıya ulaşmadığınıza dikkatlice karar vermelisiniz. Eğer gerçekten hedeflediğiniz bir şey varsa ve siz başarıya ulaşmak için henüz elinizden gelen her şeyi denememişseniz o zaman bırakmayın. Eğer sizin için mevcut olan tüm olasılıkları tükettiyseniz ve hâlâ bir sonuç almıyorsanız ve alamayacağınıza inanıyorsanız durma zamanı gelmiştir.

Hedefiniz artık geçerli ve faydalı olmadığı zaman da onu bırakmalısınız. Hedeflerinizde ilerledikçe üzerinde çok çalıştığınız hedeflerinizden birinin sizi yanlış yola sevk ettiğini fark edebilirsiniz. Hatanızın farkına vardığınız anda durmalısınız. Ona daha fazla zaman ve emek harcamayın. Bu enerjiyi daha anlamlı başka bir hedefe verin.
Bir yazarın kişisel hayatından bir örnek belki yardımcı olabilir. İşte Kevin’in ilk kitaplarından birini basıma gönderirken yaşadığı deneyim:

‘’Pelican Publishing’ tarafından kabul edilmeden önce The Psychology of Persuasion (İkna Psikolojisi) adlı kitabımı 247 kez 247 farklı yayınevine incelemeye sundum. O zaman bile yayıncının -ve benim- kitabın satacağına inancı olmadığı açıktı.

Tanınmış bir editör bana kitabın açıkça kötü bir şekilde yazıldığını ve konusunun marjinal olduğunu belirtti. Vay canına.

Bugün, ‘Zig Ziglar’ın See You at the Top {Zirvede Görüşürüz) adlı kitabının yanında The Psychology of Persuasion’m ‘Pelican’ın en çok satan kitabı olduğuna inanıyorum. Uluslararası pazarda yaklaşık bir milyon adet satıldı. Daha iyi satan çok fazla kitap var, ancak asıl konu kitabın bunu oldukça iyi yaptığıdır.

Bu yüzden bırakmalı ve başka bir şey mi yapmalı mıydım?

Buna cevap oluşturabilecek eski bir örnek yoktu. Cevabı, kişisel dürtüde bulunmalıydı. Kitabın başarılı olacağına önceden karar vermiştim. Kitabı yayınlatmak istiyordum, çok iyi satmasını istiyordum, yani kitabın satışını sağlamak için elimden geleni ardıma koymayacaktım. Gecenin yarısı radyo programlan yapacaktım, beş ya da altı kişiden oluşan olabildiğince küçük gruplara seslenecektim, sadece bir iki kişinin geldiği ya da hiç kimsenin gelmediği imza günleri düzenleyecektim.

yazının satacağım bildiğimden bunu sonuç olarak belirlemiştim. Konu sadece bunu bilmem ya da böyle hissetmem değildi. Bunun olmasını sağlamak için her gün uğraşacaktım. İlk birkaç yıl boyunca bu iş bunaltıcıydı. Buna rağmen başardım.

Başarana kadar direndim. Ama bu arada, danışmanlık yaptığım insanların % 98’ine muhtemelen 100 ret cevabı aldıktan sonra vazgeçmelerini, hedef değiştirmelerini söylerdim. yazı  şahsi olarak benim bir simgem oldu, ancak kendimi bir tarafa atmayacaktım. Ben ve kitabım aynı seviyede başarıya ulaşacaktık.’

İşe Yarayan Başarı Eylemleri: Direnmeye devam etmek ya da gerçekten hareket etmeyi seçmek mi sorusuna vereceğiniz cevap fayda ve karar almaya dayanır. Akıntıyla birlikte gider ve dünyanın sizi nasıl teslim aldığını görürseniz o zaman belki de başarılı olmadığınızı hissederek bırakır ve başka bir yöne doğru hareket edersiniz.
Diğer taraftan, muhtemelen büyük bir bedeli olan bir proje için başarıya karşı güçlü bir istek ve özel bir tutku hissediyorsanız ona sıkı sıkıya sarılın. Sağlam bir plan yapın, işi tamamlayın ve kimsenin sizi durdurmasına izin vermeyin. Başarana kadar direnin.

Soru: Başarı için hangisi daha önemlidir: Terlemek mi yoksa ilham mı? Bence sadece çok çalışkan olmaktansa olumlu bir tavır almak daha önemlidir. Bunun hakkında bir araştırma yapıldı mı?
Genel kanı, olumlu bir zihinsel tutumun başarının tüm kapılarını açtığı yönündedir. Optimizm hakkındaki çalışmalar iyimser insanların daha uzun yaşadığını, daha iyi dereceler aldığını ve daha sağlıklı olduğunu göstermektedir.

Gerçekteyse insanlar bilimde incelenen iyimserlikle olumlu zihinsel tutumu karıştırırlar.

iyimserlik, her zaman sizin hatanız olmadığına inanmaktır. İyimserlik, kötü şeylerin sonsuza kadar süreceği anlamına gelmediğini bilmektir, iyimserlik, hayatın bir alanında sorunlar olduğunda her şeyin kötü gittiği ya da gideceği anlamına gelmediğine inanmaktır. Bilim adamlarının bakış açısıyla iyimserlik yaşam üzerinde yararlı bir bakış açısıdır.

Davranış biçimi hayatın tüm yönlerinde önemlidir. Davranışlar ikna-da ve etki bırakmada önemlidir. Davranışlar önem taşır. Ama eğer başarılı bir hayata katkıda bulunan şeyleri incelemeye önem veriyorsanız olumlu bir davranış bu etkenlerin sadece küçük bir parçası olabilir.

Olumlu tutum ya da olumsuz tutum büyük ölçüde özneldir ve bu tutumların başarı üzerindeki etkisi kişiden kişiye değişir. Birçok insan iyi bir tutumu kocaman bir gülümseme ya da mutlu bir görünümle eşit tutuyor. Diğerleri iyi bir tutumu azmin gözle görülebilir bir yüzü olarak tanımlıyor. Başkalanysa iyi bir tutumun gerçekten odaklanmış bir davranış olduğuna inanıyorlar.

Olumlu tutumun ne olduğunu düşünürseniz düşünün, olumlu tutum çoğunlukla kendi içinde sonuçlanır ve bu da hayal kırıklığına ve hüsrana sebep olur. Bu meydana geldiğinde olumlu zihinsel tutum besleyen kişi için hedefler yok olabilir.

Gerçek nedir? Birçok farklı türde tutumunuz olabilir ve başarılı ya da başarısız olabilirsiniz. Başarı niyetten çok, davranışa bağlıdır.

Parmakları notaların üzerinde bir kuşun kanat çırpması gibi dolaşarak piyanosunu çalan adamı zihnimde hâlâ görebiliyorum. Az önce havalandı. Müzik karmaşık ve güzeldi. Bu adamın piyanist olduğuna inanamazsınız. Gerçekten hayret verici biriydi.

Bunu nasıl yapıyorsunuz?

‘Annem okuldan sonra her gün bir saat pratik yapmamı sağlardı.’
‘Ne kadar süre boyunca?’
‘Dört yaşımdan başlayarak liseyi bitirene kadar.’
‘Bunu yapmayı gerçekten istemiş miydiniz?’

‘İlk zamanlar değil, uzun süre bbyunca istemedim. Fakat sonra evet istedim, ortaokuldayken çok sevmeye başladım.’
Lance Armstrong, Kristy Yamaguchi, Cari Lewis, Einstein, Edison, Curie, Bell, Mozart, The Beatles, Gates, Oprah ve Trump’da olduğu gibi. Herhangi bir şeyde başarılı olan herkes gibi. Günlerce ve yıllarca ödül almadan yaşadılar ve çalıştılar. Ödül daha sonra geldi.

İşe Yarayan Başarı Eylemleri: Araştırmalar başarı -ve sağlık- için iyimserliğin önemli olduğunu gösteriyor. Ayrıca, olumlu bir zihinsel tutum başarının çarklarını yağlayabilir ve başarıya giden yolda size yardım edebilecek diğer insanlarla iyi anlaşmanıza yardımcı olur. Diğerlerine karşı iyi olduğunuzda daha başarılı olursunuz. Çalışmalar sürekli olarak göstermektedir ki hoşa giden karaktere sahip olan insanlar başarıya daha kolay ulaşıyorlar. Onlar yalnızca işin sorumluluğunu almada akılcı davranmazlar, aynı zamanda yardım etmek için gayretli ve istekli insanları kendilerine çekerler. Nazik ve minnettar olun. Başkalarına karşı gerçek bir ilgi gösterin ve iyi bir espri yeteneğine sahip olun. Başkaları ise iyi bir tutumun gerçekten odaklanmış bir davranış olduğuna inanıyorlar.

Bununla birlikte olumlu tutum kendi içinde bitemez ya da tüm yeteneklerinizi tüketemezsiniz. Eğer seçme şansımız olsaydı ilhamın yerine terlemeyi koyardık. Ama her ikisine de ihtiyacınız var ve onlara sahip olabilirsiniz.
Çoğu durumda davranış tutumdan önde gelir. Davranış (eylem) kendisi için tutkuyu yaratır. Başarılı olmak istiyorsanız başarıya götürecek şeyleri yapın. Olumlu ya da yaratıcı tutum bundan kısa süre sonra gelecektir.

Soru: Yüksek başarı elde etmek için odaklanma ve konsantrasyon ne kadar önemlidir? Bazı günler tam bir kuş beyinli oluyorum. Bu, hayatta ulaşacağım başarının seviyesini etkileyecek mi? Odaklanmamı artırmak için yapabileceğim bir şeyler var mı?

Odaklanma ve konsantrasyon yüksek bir seviyeye ulaşmak için esastır. Hayat oyununu en iyi sonuçlarla oynamak yoğun bir çaba gerektirir. 2,000 yıldan bu yana, çok başarılı olan insanlar konsantrasyon yeteneklerini yönetirler. Sanat ve bilimde, ticaret ve savaşta, edebiyatta, siyaset ve felsefede insanoğlunun büyük başarıları bu gücün ürünüdür.

Konsantrasyon bir etkinlikte derinlemesine ilgili olmak ve yetki verilmekten ortaya çıkar? Bu, direnme ve Napoleon Hill’in ‘amacın açıklığı’ olarak adlandırdığı durumla yakından ilgilidir. Konsantrasyon şüphe ve kararsızlığın düşmanıdır. Çekingen insanlar alışkanlıklarında düzensizdir. Kayda değer bir şey başarmadan meşgul görünerek sürekli bir işten diğerine geçerler. Konsantrasyon inanılmaz işler başarmamızı sağlar.

Konsantrasyon, bir işi sürekli ve yoğun olarak devam ettirmektir. Konsantrasyonu geliştirmek için odaklanmaksınız. İlk olarak belirli bir zamanda yalnızca tek bir şeyi düşünmek ve yapmak iyi bir şeydir. Aynı 30 günlük dönemde bir kitap yazmakta ve ev dekorasyonuyla ilgilenmekte yanlış olan bir şey yoktur. Fakat projelere başlayıp bitirmiyor-sanız her zaman sorun vardır. Bir diğerinin ardından gelen kötü bir alışkanlık, net amaçları yok eder.

Gelişen konsantrasyon uzun vadeli başarının direğidir. Birinin başarılı olup olmayacağını anlamak oldukça kolaydır. Soru şudur: İşlerini tamamlıyorlar mı?

Siz tamamlıyor musunuz? Düşüncelerinizin dağınık olduğu anlarda yoğun gayret gücünü bulabiliyor musunuz? Eğer bulamıyorsanız ve değiştirmek için herhangi bir şey yapmıyorsanız geri kalan yaşamınızda her gün aynı işi yapmak sizin kaderinizdir. İşte uzun vadeli odak noktanızı değiştirebilecek sır: Sevmediği bir işle hiç kimse derinlemesine ilnlenemez.

Binlerce insan hayatları boyunca akıntıya karşı mücadele ediyor, çünkü kendilerine uygun olmayan bir işte çalışıyorlar. Yapabileceklerinin en iyisini yapmayı -ve bundan doğan memnuniyeti- asla deneyimleyemezler, çünkü yaptıkları işi sevmezler ve kendilerine saygılarını yitirirler. Siz de onlardan biri misiniz?

Duygusal bir unsurla bütünleştiğinizde genel olarak odak noktasını geliştirmek ve davranışı değiştirmek en kolayıdır. Bu, sadece kararlılık ve sıkı çalışmayla kendinizi zorlamaya gerek duymadan ve çabaladığınızı hissetmeden hedefinize ulaşmak demektir. Böylece çabanıza mantıksal bir bağlantı aramanın ötesine geçebilir ve yaptığınız şeyin duygusal nedenine dayanarak devam edebilirsiniz.

Ne yazık ki odaklanmış olmanızı sağlayacak duygusal unsuru size veremiyoruz. Onu kendiniz bulmak zorundasınız. Sizi eyleme sürükleyen, her şeyden daha önemli olan şey nedir? Bu gerçek olmalı ve sizi bağlama-lıdır. Durmak bir alternatif değildir, çünkü hedefi kaybetmenin duygusal unsuru, yeteneğinizi ya da becerinizi geliştirmek için gerekli olan şeyleri yapmamanın geçici hazzından daha bağlayıcıdır. Ayak direme, odaklanma, bir kez daha ayağa kalkma, istemediğiniz zaman da egzersiz yapma, benzerlerinizden daha yükseğe ulaşma ve geçici hazları bir kenara bırakma, yetenekleriniz hedeflerinize daha hızlı ulaşmanızı sağlayacaktır.

İşe Yarayan Başarı Eylemleri: Odak kazanmak için iradenizi işinize ve hayatınıza güçlü bir şekilde katmalısınız. Odak becerilerinizi bugün küçük şeyler yaparak geliştirmeye başlayın. Ne yaparsanız yapın yoğun bir odak geliştirin. Kendinize şunu söyleyin: ‘Yapacağım iş sadece bu ve tamamlanana kadar iyi bir şekilde yapacağım.’ Nokta. Bu alanda rehber kitaplar okuyarak odaklanma ve projeleri bitirme becerilerinizi geliştirin. Belki her zorluğun odaklanma becerisiyle aşılabileceğini ve işinizi ısrarla devam ettirmenin görünüşte imkânsız olanı başarmanızı sağlayabileceğini anlamanıza yardımcı olacak bir danışmana ihtiyaç duyabilirsiniz.

Yoğun bir odaklanma olmadan zorluklar karşısında azimle direnemezsiniz. Buna karşın güçlü bir istek ve konsantrasyona sahip olan biri engelleri, daha yüksektekilere erişmek için atlama taşı olarak kullanır. Odaklanma, konsantrasyon ve hafızada yetersizlik çeken; ancak kendilerini geliştirmek için en ufak bir çaba göstermeyen insanlardan biri olmayın. Odaklanma, konsantrasyon ve çaba olmazsa dünyadaki hiçbir hedefin anlamı yoktur.

Artmış konsantrasyonun ödüllerinden biri, daha fazla para kazanma ve bunu daha iyi yönetme becerisinin gelişmesidir. Bununla beraber, yoğunlaştırılmış çaba ihtiyacı işin ötesindedir. Gelir getirmeyen faaliyetlere yoğunlaşma yeteneğinizi de geliştirmek isteyebilirsiniz. Yaptığınız her işte yoğun şekilde odaklanın. Neden mi? Çünkü yoğun çabanın gücü organizasyon, dakiklik, mükemmellik, gelişmiş bir hafıza, öz saygı, kendine güven gibi diğer değerli özellikleri geliştirmenize yardım eder. Yoğun bir çaba ile yüksek başarıları yalnızca arzulamakla kalmaz, onlara ulaşırsınız.

Etiket:

Yorum Yapınız