Modern Psikoloji

Başarılı olmak için hız mı? kalite mi önemlidir?

Her ikisi de. Kalite önemlidir. Yaşamda ne yaptığınız önemi yok, onu iyi bir şekilde yapmanız büyük ödüldür. Bu, işinize veya sağlığınıza, ilişkilerinize veya kişisel hedeflerinize uyarlanabilir; yaptığınız her işte kişisel üstünlüğünüze yapacağınız katkı gerçekte memnuniyetten, başarı ve tutkudan oluşan bir hayat kurmanızı garantiler. 

Yaşamdaki çoğu şey gibi, karşılaştığımız sonuçlar ortaya koyduğumuz çabanın kalitesi ve yoğunluğuyla orantılıdır. Eğer bunun için gayret etmezsek minimum sonuçlarla karşılaşırız. Eğer tamamıyla en iyimizi ortaya koyarsak sonuç almak için şansımızı artırırız bu sonuçlar başlangıçta niyet ettiklerimiz olmasa da. Bazen sonuçlar beklediğimizden daha iyi olur.

Bunun yanında hız ve projeleri bitirmek de önemlidir. İşleri bitirmezseniz ödemelerinizi alamazsınız. Genellikle başlangıç çizgisinden ilk çıkan yarışı kazanır. Başarılı kimseler hızlı hareket ederler.

Hızla kalite arasındaki bu dengeye verilecek cevap “azalan verimler yasası”nı anlamada yatar. Bu yasaya göre, bir görevin başlangıç aşamasında kalite, zaman ve çabayla doğrudan bağlantılı olarak artar, ancak belirli bir kalite seviyesine ulaştıktan sonra kalitedeki değişiklikleri etkilemek için çok daha büyük miktarlarda zaman ve çaba gereklidir.

Örneğin, yalnızca köşelerdeki çok az bölüm ve döşemenin altındaki merdivenler hariç yarım dönüm çimenliğinizdeki otların % 97’sini keserek 90 dakikada “A” seviyede bir iş yapabilir ya da % 100’ünü eksiksiz keserek aynı yeri 3 saatte tamamlayıp”A+”lık bir iş çıkartabilirsiniz.

Yaşamdaki çoğu şeyde A’dan A+’lık dereceye geçmenin anlamı vardır. Çok az iş mükemmeliyet gerektirir, fakat genellikle % 97’sinin yolu açıktır. Çoğu iş müthiş olmayı gerektirir. Ama müthiş, mükemmel demek değildir. Bir pilotun yolcu uçağını kusursuzca indirmesi gerekmez, kusursuz bir güvenle indirmesi gerekir.

Kendileriyle ya da başkalarıyla ilgili mükemmelliğe ihtiyaç duyan insanlar büyük olasılıkla çoğu girişimlerinde başarısız olmuşlardır. Mükemmeliyet çoğu durumda ağırdan almaya ve başarı için bir özre dönüşür. Ertelemek için bir etken olur.

Hemen bütün alanlarda mükemmeliyetçiler, vasat performans gösterenlerdir.

Bir paradoks gibi mi gözüküyor?

Aslında değil.

Mükemmeliyet ve üstünlüğü birbiriyle karıştırmayın

Üstünlük müşterilerinize, arkadaşlarınıza ve tercihinize göre diğerlerine karşı tüm gün boyunca vermek zorunda olduğunuz her şeyi vermeniz demektir. Yaptığınız şeyde harika mısınız? En iyi çabanızı ortaya koyuyor musunuz? Yaptınız şeye biraz ego katmalısınız, yoksa o işte etkili olamazsınız. İşinden gurur duygusuna sahip olmalısınız.

Mükemmeliyetin nadiren bir tanımı vardır. Mükemmelin ne olduğunu söyleyen bir kurallar kitabı yoktur. “Mükemmel” hiç hata yapmamanız mı demektir? Bu olmayacaktır. Mükemmel herkesin sizi sevdiği anlamına mı gelir? Bu da olmayacaktır.

Profesyonel konuşmacılar, üstünlük için mi çabalarlar? Evet. Harika olmak zorundalar. Enerji dolu olmalıdırlar. Böylece dinleyenlerin kafalarında soru işaretleri uyandırmaları gerekmektedir. Seyircileri duygusal etki için teşvik etmek ve onlara gerçek hayatta kullanabilecekleri paketler vermek isterler. En iyi konuşmacı olmak, en iyi yazar olmaktan farklıdır; en iyi girişimcinin en iyi bilgi pazarlamacısından farklı olduğu gibi.

Performansın zirvesi mükemmellik değil üstünlüktür

Performansın zirvesi mükemmeliyet değil, üstünlüktür. Konuşma, yazma, yaratma ya da günlük hayatta yaptığınız herhangi bir şeyde mükemmeliyet yoktur. Eğer mükemmeliyet varsa yaratıcılık, arzu, heyecan, aşk, mutluluk vs. olmayacaktır, sadece mükemmeliyet olacaktır.

Yüksek standartlara sahip olmanız sizin için iyidir. Kişisel üstünlük başarının ön koşuludur. Yüksek standartlarda kalite sağlayın, fakat bunu projeleri bitirememek pahasına yapmayın. Çok iyi bir ürün yaratın. % 97’lik sonucu almak için bir kez daha okuyun ya da bir kez daha gözden geçirin. Sonra işinizi ortaya koyun ve bir sonraki projenize geçin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir