Genel

The secret kitabının özeti ve konusu – secret kitabı ne anlatıyor

Rhonda Byrne’ın “The Secret” adlı kitabında tanımladığı “Çekim Yasası”, iyi ya da kötü, sahip olduğunuz her şeyi yaşamımıza çektiğiniz ön görüdür. Bu, “bir mıknatıs gibi benzerin benzeri çektiği” kuantum veya atomaltı seviyesinde gerçekleşen evrensel bir prensiptir.

The Secret‘a göre, eğer piyango kazanırsanız onu siz çekmişsinizdir. Eğer bir çocuk yangın kurbanı olur ve ölürse onu siz çekmişsinizdir. Ülkenize saldırırlarsa onu siz çekmişsinizdir. Eğer bir kasırga şehrinize isabet eder ve yüz binlerce insanın hayatını yerle bir ederse hepsini siz çekmişsinizdir. Şişmansanız kilo kaybetmek için diğer şişman insanlara bakmamanız gerekir. Ayrıca hayatınıza 10.000 doları çekmek kesinlikle 1 doları çekmek kadar kolaydır.

Çekim yasası nedir?

Bu prensiplere inanan insanların anlattığına göre “çekim yasası”, yer çekimi yasası gibi bilimsel bir yasadır. Bu dudak uçuklatan bir iddia. Buna kim inanır? Milyonlar inanıyor.

Hayır, yer çekimi yasası gibi işleyen bir çekim yasası yok. Bunun bilimsel bir yasa olmadığını gösteren birçok sebep var. Çekim yasasının şu anki Secret akımında öğretildiği gibi vaat edilen sonuçları üretmediğini kanıtlayan her türlü kanıt, bir kitabı doldurabilir. Fakat neden kendiniz üzerinde bir deney yapmıyorsunuz?

The Secret kitabından bir örnek:

100.000 dolar dileyin.

Paranın kurye tarafından yarın ulaştırılacağını hayal edin.

Zihininizde bunun net bir resmini tasarlayın.

Bunun hakkında iyi hissedin.

Bunun için minnettar olun.

Orada olacaktır.

Bu adımları The Secret’da öğretildiği gibi uygulayın. Kendinize bu çekin ulaştığını görün.

The Secret kitabı milyonlarca insanı sahte bir güven duygusuna sürüklüyor

The Secret kitabı milyonlarca insanı sahte bir güven duygusuna, finansal yıkıma, olası fiziksel tehlikeye, kayıp evlere ve yıkılmış ailelere doğru sürüklüyor. İnsanlar bu yasası kendileri için çalıştıramadıklarında suçluluk duygusu ortaya çıkıyor.

İşte ve yaşamda istediğiniz her şeyin daha fazlasına sahip olmak için beyninizi gerçekten nasıl çalıştırabilirsiniz? insan beyni hayret verici bir yaratımdır. Beyin, önemli ya da önemsiz olarak öğretilenlere dayanan sonsuz uyarıcıları süzmenize yardım eder. Orada gerçekten ne olduğuna çok az dikkat edersiniz. Beyin önemli bildiği şeye dikkat etmeniz için sizi yönlendirir.

İşer hakkında düşündüğünüzde veya gördükleriniz ya da duyduklarınız düşüncelerinizi tetiklediğinde beyniniz bu tetikleyicilerle ilgili olan şeyi bulmak için çevreye bakacaktır. Örneğin, telefonun çaldığını duyarsınız. Sesin geldiği yöne doğru bakarsınız. Ayağa kalktığınızda telefonun orada olmadığını görürsünüz, çünkü üst kattadır. Onu aramak ve bulmak için gidersiniz. Bütün bu şeyleri çok düşünmeden yaparsınız, çünkü bunu yapmak için tetiklenmişsinizdir.

Basit bir biçimde beyin tetikleyici arayan bir aygıttır. Yeni ya da daha önce önemli olan bir şeyle bir şekilde ilişkilendirilmiş bir tetikleyiciyle karşılaştığında tetikleyiciyle ilgili olan şeyler üzerine odaklanır.

Eğer okulda kütüphane memuruysanız ve haberler esnasında bilgisayarınızda yazı yazıyorsanız haberler hakkında çok fazla bir şey, hatırlamazsınız. Fakat işitme sisteminiz bir okulun bomba tehlikesi altında olduğunu ya da kitap alınması amacıyla bir kütüphanenin büyük miktarda bağışla ödüllendirildiğini algılarsa, sizin okulunuz olmasa bile, başınızı kaldırıp habere bakarsınız. Beyin sürekli olarak ona önemli gelen şey için çevreyi tarar.

Beyniniz bilgiyi çekmez. Size herhangi bir yerden bilgi getirmez. Bilgiyi kendiniz gidip almanız gerekir. Ama genelde eski proglamlama aracılığıyla fark edemeyeceğiniz şeyleri fark etmenizi sağlayacak şekilde eğitilebilir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir