Genel

Bağımlı kişilik ve bağımlı ilişkiler

Aşık oluruz. Kendimizi unuturuz. Ama bu aldatıcı bir unutuluştur. Kendini tam bir silme yoktur. Sevgilimizin varlığı ile kendimizi eksiksiz hissederiz. Ama o yanımızdan gidince, ya da onun tarafından onaylanmadığımızı hissettiğimizde bir yanıtımız yok gibidir.

İlişki bağımlılığının belirtileri:

• İlişki içerisinde karar vermekte zorlanmak

• İlişkide kendi duygularını tanımada zorluk çekmek

• İlişkide iletişim kurma konusunda sıkıntı yaşamak

• Karşındakine kendinden çok değer vermek

• Kendine olan güven ve saygıda eksiklik hissetmek

• Terk edilme korkusu ya da saplantılı bir ihtiyaç duygusu hissetmek

• Maddi açıdan zorlasa dahi ilişkide sağlıksız bir bağımlılık hissetmek

• Abartılı bir şekilde başkalarının sorumluluklarını sahiplenmek

Onsuz yarım insan oluruz. Bağımlılığa ihtiyaç duyan varlık orada, ta içimizde bütün acımasızlığıyla duruyordur. Sevgiye aç ve susuz. Eskisinden çok daha perişan, çaresiz ve yalnız…

Sadece sevgi de denilen bu aldatıcı kendini silme durumları, özgürlüğe, Dolayısıyla gerçek sevgiye engeldir. Bağımlıysam tutsağım demektir. Bağımlı olduğum kişilerin ya da şeylerin tutsağı… Ama bağımlı olduğumun farkındaysam, bağımlılığın içeriğini, sonuçlarını anlamışsam, yorumlamadan olduğu gibi bütün tehlikesini görmüşsem ondan özgür olurum…

Bağımlı olduğumda, “ben” sınırlarım net değildir. Bağlı olduğum kişiyle özdeşleşmişimdir. Kendimi ondan ayrı tutamam. O nereye ben oraya… Bu özdeşleşme, özgürlüğün getirdiği, her şeyin ve herkesin bir parçası olduğumuz bütünlük ve özgürlük duygusundan çok farklıdır.

Tutsaklık sona erdiğinde özgürsündür. Ama önce kişinin tutsak olduğunu görmesi gerekir.

Tutsaklık sahte sevginin belirtilerinden birisidir. Eğer sevginizin nesnesi varsa bu tutsaklıktır. Kendinizi zincire vurulmuş gibi hissederseniz (eğer kendinizin farkındaysanız tabi!).

Yok, eğer sevginizin nesnesi yoksa, her şeyi ve herkesi kaplıyorsa, özgürlüğün açığa çıkardığı gerçek sevgi söz konusudur. Kendinizi özgür hissedersiniz. Bu bütünsel sevgi, bireysel sevgiyi de açığa çıkarır. O zaman bu gerçek bir sevgidir, bağımlı değil.

Ama biz tutsağız, bağımlıyız. Bu yüzden özgürlüğü bilmeyiz. Bilemeyiz. Çünkü bağımlı sevgi varsa gerçek sevgi yoktur.

Gerçek sevgide bağımlılık olmaz!

Sözde sevgi de denilen bu savaş alanı, elbette ki gerçek sevgi değildir. Gerçek sevgi, bağımlılığın sevgi olmadığını, tam tersine kullanım olduğunu anladığınızda gelir. Bağımlı sevgi son bulduğunda gelir. Gerçek sevgi bütünseldir, tümeldir ve tikeli de açığa çıkarır. Ama tikel sevgi (bağımlı sevgi) olduğunda gerçek sevgi yoktur. Bağımlı sevgi gerçek sevginin açığa çıkmasını önler.

Sorunlarınızdan kurtulmak için, daha doğrusu sorun üreten içinizdeki canavarın üzerine bir sünger çekebilmek için aşık olup, sevgilinize bağlanırsınız.

Önceleri her şey yolunda gider ama kısa bir süre sonra araya giren bu bağımlılık daha çok sorun üretmeye başlar. Daha çok acı çektiğinizi fark edersiniz. Bağımlılığınızın sonuçlarını görüp, nefretin, kinin, öfkenin kıskançlığın, endişenin, düşmanlığın ve nihayet şiddetin tüm yapısının devreye girdiğini keşfedebilirsiniz. Sevgi dediğiniz şeyin bir savaş alanına döndüğünü hayretle fark ettiğinizde ise, bağımlılığı devre dışı bırakırsınız.

İşte o zaman gerçek sevgi açığa çıkar. Artık bağımlı değilsinizdir. İçinizdeki canavar sakinleşmiştir. Sessizdir. Hiç kimseyi kullanma ihtiyacı duymaz. Duymaz çünkü bağımlılık yoksa canavar da yoktur. Canavar ölür. Siz onu bağımlılıklarınızla beslediğiniz için yaşam buluyordu. Artık beslenmiyorsunuz. O da açlıktan öldü.

Gerçek şu ki, sahte benlik, bağımlılık olmadan yaşayamaz, vücut bulamaz. Ona varlık kazandıran bağımlılıklarımızdır. Bağımlılık yoksa sahte benlik de yoktur. Kendi kendini silip yok olmuştur. Geldiği gibi sessiz sedasız çekip gitmiştir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir